Linkler

 

 

BİZİMKÖYÜN DAĞLARI



BİZ BU KADARINI BİLDİK SİZDE YAZIN BİLDİK LERİNİZİ:


KAYALCA
KARACA AĞAÇ
DEVE BAĞIRDAN
AĞYOL
SULAK PINAR
ARMAĞAN AĞALI
FAKININ AĞALI
KANİN AĞALI
KERKLEĞİN AĞALI
KARACALARIN AĞALI
İBİŞLERİN AĞALI
KARAEMİNİN AĞALI
KALE..
ÇATAL KALE
KÜÇÜK KALE
ÇORAKLI
ÇAL...
DÖLYURDU
PACCI ÖMER
KURTİNİ
GEÇİĞİLCASI
AKLAĞAN
ABDILLACIK
GÜLİSTANLIK
SAATÇUKURU
KARTALIN SÖĞÜDÜ
DARBOĞAZ
ÇAYKARA
İTKIRAN
GÖĞKOYAK
CAMIZ SARPI
ÇAĞŞAK BAŞI
BEŞPARMAK
ÇÖLLÜĞÜN KOYAK
HARABA
SİFLEN GÜNEY
DÜZLEK
BELEN
YEŞİL OĞLUNUN YURDU
BUNELEK
ÇÖMÇE KOYAK
ALACA
HIZIRYERİ
KALE DERESİ
CİNNİ DERE
SARPDERE
BOZDERE
KAMIŞ DERE
KIZIL DERE
KUVAL DERE
KURUDERE
TOPAKTAŞ
DİKİLİ TAŞ
SIRATAŞ
SARITAŞ
KARATAŞ
DEĞİRMEN TEPE
CEÇTEPE
BOZTEPE
TALBATEPE
SARITEPE
ÇADIRTEPE
SIÇAN TEPESİ
GÖĞTEPE
ÇATAL ARKAÇ
KEMEŞLER
SARISİVRİ
KANLI KOYAK
SARAMOO
ÖRENNİ
GİLABORU BÜK
BEZARKAÇ
SARIGÜNEY
PAYAMLI BÜK
DEVRENT
DAŞLI GÜNEY
DELİKKAYA
ZİYARET
AŞILIK
KORREKSAYA
ALMALIÇAT
HALİBAMİN ARMUDU
ŞEBİĞİN YURDU
KAHVECİNİN GÜNEY
KALENİN DİBİ
BÜLBÜL KAYASI
TARHANA KAYASI
GADOON TAŞ
KÖR PINAR
SAYA
KARANIN KIZININ AĞALI
ÇAPAR KARININ MEZARI
KÜKÜRTLÜK
HOYUK
AY KAKAN
KEVENNİ
ŞUUL
CAĞLAK
OT TAŞI
ÇORAK
ÖRMEYOL
HAYRAT AĞACI
AĞ TOPRAK


 





 
 
Harici linkler

 

BİZİMKÖYÜN SÜLALELERİ SOYİSİMLERİ



HOŞ GÖRÜNÜZE SIĞINARAK:


TAMTAMLAR
KIRNALAR
FESATLAR
HAMOLAR
AFLAKLAR
HACI MEMETLER
KARACALAR
CAMIZCILAR
İBİŞLER
KAALER
ÇÖLLÜKLER
FİLİKLER
KOŞGERLER
HOROZLAR
KULCÜLER
ÇAMELLER
GAMALAKLAR
GARAKALER
TÖHLER
KADILAR
SOY İSİMLER

ASLAN
AVCI
AYBAR
DOĞAN
BIÇAK
KOÇ
KOÇAK
GÖZÜBERK
TAMER
ÖZER
ÖZTOPRAK
YILMAZ
CEYLAN
CEYHAN
KARACA
GÜLTEKİN
DEMİR
CÜCÜK
MERCAN
YILDIRIM
TÜRKOĞLU
GUNDÜZ
ŞİMŞEK
ÇELİK
BOZKURT


 

 
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi defterine yazmak ya da yazılan mesajları okumak için tıklayınız.
 
Tarih saat
30 Temmuz 2010 Cuma
 
Anket
Sonuçlar
Sitede neleri görmek istersiniz






 
Ziyaretçi Defteri

 Gönderen: fahrettin öztoprak
Tarih:
25 Temmuz 2010 Pazar
Şehir:
İstanbul
Ülke:
Türkiye

GEÇİŞ Öyle bir sırdır ki meçhule geçiş Tasviru’l Kulüb’ü yaz Baba Resul Gel, işte o sebat, makbule geçiş Daha ne? Yeter bu naz Baba Resul Demir korlaşmışsa su vermek tava Sabır bil mi? Hakkı muhteva sava O keskin bakışlar gökten mi, ava Kartal ve şahinse baz Baba Resul Tanrı’yı ara, gör; bir insanında Ocak, Şubat, Martı, ay nisanında Mayıs ve Haziran.. dil lisanında Anlar sivrisinek, saz Baba Resul Kırık mermer nedir, yara burunda Vav, he’ye lam-elif; ara burunda “Fethan Mubina”ysa, Karaburun’da Enerjik bir güçle faz Baba Resul “Elest-i Bezm”enden ne mi? O ilâ Cismani bir beden, ruhen muptelâ Akıl ne? Fikir mi? Ondan da â’lâ Ö yle, bir muamma, raz Baba resul Fahrettin Öztoprak Sözlük Meçhul: Bilinmeyen Tasviru’l Kulüp: Börklüce Mustafa’nın yazdığı söylenen tasavvufi bir kitap. Bu kitap yakın zamana kadar Aydın Kütüphanesi’nde bulunmakta idi. Şimdi orada mıdır, bilmiyoruz. Bu kitabın mukaddimesinde yazar, medh ve sitayişle Şeyh Bedrettin’den bahsediyor, kendisinin Kadı Burhanettin’in oğlu olduğunu söylüyor. Gerçekten de Sivas ve Kayseri’ye hakim, hatta Nevşe­hir’e kadar uzanan ve Niğde’yi de kuşatan bu Eretna hükümdarının Alaattin Ali adında bir oğlunun olduğu doğru. İfade ettiğimiz bilgileri veren B. N. Kaygusuz onun, babası Akkoyunlu hükümdarı Kara Yülük Osman tarafından öldürüldükten sonra memleketini terk ettiğini, adını gizleyip Ege bölgesine gelip Aydın’a yerleştiğini söylüyor. Böyle birinin asla cahil olmayacağını da belirtiyor. Sebat: Sözünden veya kararından dönmeme, bir işi sonuna kadar sürdürme Makbul: Beğenilen, kabul edilen, tasvip edilen Muhteva: Bir şeyin veya nesnenin içinde bulunan; o şey veya nesneyi teşkil eden Baz: Yırtıcı bir kuş çeşidi Vav, he, lamelif: Arap alfabesinden üç harf Faz: Bağlantı sağlayan Fethan Mubina: Kur’an’da “Fetih Suresi”nde geçen bir ayetteki kelime Elest-i Bezm: Ruhların ilk yaratıldığı yer Müptela: Bir şeye düşkün olma. Tutkun olma Muamma: Anlaşılması, çözülmesi zor olan, Karışık Raz: Gizli, saklı şey, sır Şiirin Açık Anlatımı Kimse bilmez bunu, Allah’ın bir kulu bile. Oraya geçmişsin ey Baba Resul. Otur, beynini her şeyden arındır. pitini, mürekkebini al ve kitabını yaz. Bunun için sebat, yani sabır gerekir. Onu da yapmış, yerine getirmişsin. Sen Orta Anadolu hükümdarı Kadı Burhanettin’in oğlusun. Baban Hanefi Hukuku’nun büyük üstatlarındandı. Onun başladığı işi mürşidin Şeyh Bed­rettin devam ettirip tamamla
 Gönderen: fahretitn Öztoprak
Tarih:
25 Temmuz 2010 Pazar
Şehir:
İstanbul
Ülke:
Türkiye

Sunuş Vakfımız yayınları arasında yayınlanan bu kitap çok uzun süren bir çalışmanın eseridir. Zamanla yeni ilaveler de yapıl­mıştır. Gözden geçirdiğim kadarı ile son haliyle takdire değer bir eser olduğu kanaatindeyim. Şeyh Bedrettin’i incelemek için Babailer isyanından baş­lamak ilmi literatürde yer almıştır. Fahrettin Öztoprak abimiz de görüldüğü gibi bunu yapmış, sonra Bektaşiliği ve Aleviliği incelemiş, gerekli bilgileri vermiştir. İzlediği yol en tutarlı bir yoldur. Hele bu araştırmasında Şah İsmail’e değinmesi ve onu gerçek kimliği ile yansıtması takdirimizdir. Nedenine gelince: Edebiyatçılarımız bu Safevi Devleti kurucusunu Yavuz Sultan Selim’den daha Türk gösterme gayreti içine girmişler, hatta şartları ve coğrafi konumu bile göz ardı ederek, tersine bir tu­tum izleme yolunu tercih etmişlerdir. Sanki Yavuz, Fars kül­türü ve dilinin temsilcisiyken Şah İsmail, Türk kültürü ve Türkçenin savunucusu gibi bir durum ortaya çıkmıştır. Gerçi Şah İsmail Türkçe şiirler yazmış ve söylemiştir ama, onun bu­nu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Türkmenleri kendi ta­rafına çekmek için yaptığını şimdiye kadar neden bir yazar ir­delemedi. Yavuz’un yazdığı Farsça şiirler öğrenim dönemin­de kaleme aldığı şiirlerdir. Hocasına karşı bir nevi ödev mahi­yetindedir. Yavuz’un da Türkçe şiirleri vardır ve Osmanlı sa­rayında olduğu gibi halk arasında da Farsça değil, Türkçe ko­nuşmuştur. Oysa Şah İsmail, Türkmenler arasında Türkçe ko­nuşup şiirler söylerken, Safevi sarayında Farsça konuşmuş ve Fars kültürünü çevresindekilere benimsetmiştir. Fahrettin Öz­toprak’ın dediği gibi onun kabrinin kitabesi de Farsçadır. Fahrettin Öztoprak abimizin eserinde, bunları yazdıktan sonra Balkan Türklerine değindiğini görmekteyiz. Bu yönüyle de o gerekli olduğu kadar da faydalı bir çalışma ortaya koy­muştur. Şeyh Bedrettin anladığımız kadarı ile bir Türk’tür. Yıl­dırım Beyazıt tarafından Mısır’a tahsil için gönderilmiş, orada Hacı Paşa, Şair Ahmedî ve Molla Fenarî gibi Türk dünyasının tanıdığı büyük şahsiyetlerle sınıf arkadaşlığı yapmış, Timur ile tanışmış ve onun da takdirini kazanmıştır. Hatta o, Edir­ne’ye döndükten sonra Kazaskerlik makamına getirilmiş ve bu arada “Latifü’l İşarat” ve “Teshil” adlı hukuka dair eserle­rini vermiştir. “Camiü’l Füsuleyn” adlı eserini ise Kazasker­lik vazifesinden önce yazmıştı. Böyle birinin Türk dünyasına zararından daha çok faydası olduğu düşünülmelidir. Nitekim Fahrettin Öztoprak ağabeyimizin kaleme aldığı bu eser bu yolda açılan en önemli kapı
 Gönderen: fahrettin öztoprak
Tarih:
25 Temmuz 2010 Pazar
Şehir:
İstanbul
Ülke:
Türkiye

İsmet abi ben seni tanımam mı? Sen ve sefil Selimiler bizim başımızın tacısınız. Sızır'dan Metin Köse, bizim vakıfta. Sizden ve Sefil Selimi'den çok bahseder. Selamlar. Allah ramet eylesin, babam vefat edeli bir yıl oldu.
 Gönderen: fahrettin öztoprak
Tarih:
25 Temmuz 2010 Pazar
Şehir:
İstanbul
Ülke:
Türikye

Seyit kardeşim. Bu Galipoğlu denen adam kim. Ben onu tanımıyorum. Mengensofular.com ziyaretçi defterinde bir şeyler yazmış. Ne diyor bu adam, anlamadım. Boğaziçi diyor, Marmara üniversitesi diyor. Herhalde o şahıs beni yeterince tanımamış. Önümüzdeki öğrenim dönemi benim "Babailer, Balkan Türkleri ve Şeyh Bedrettin" adlı ilmi araştırma eserimin ikinci ve genişletilmiş baskısının Marmara üniversitesinde tarih bölümünde ders olarak okutulacağını oradaki hocalardan biri söyledi. Elazığ Üniversitesinde 1. baskısı geçen öğrenim dönemi ders olarak okutuldu. Mimarsinan Üniversitesinde de ders olarak okutulacağını söylediler. Lütfen öyle iletiler yazıp da işi şahsi meseleye kimse dökmesin. Benim yayınlanmış 3 tane kitabım ve yüzlerce ilmi makalem var. O kadar Prof. Dr., Doç Dr. benim yazdığım ilmi makalelerden istifade ediyorlar ve makalelerimi, kitaplarımı kaynak olarak gösteriyorlar. O Galipoğlu kim ise, lütfen bir sor, benimle zoru neymiş. Cevap bekliyorum canım kardeşim.
 Gönderen: mustafa pekin
Tarih:
17 Temmuz 2010 Cumartesi
Şehir:
bad nauheim
Ülke:
almanya

slm sitenizi cok begendim, ve cok güzel olmus, emegi gecenlerin ellerine saglik hayatinizda basarilar dilerim allah`a amanet olun saygilarimi sunarim.
 Gönderen: Veli ÖZTOPRAK
Tarih:
10 Temmuz 2010 Cumartesi
Şehir:
MERSİN
Ülke:
TÜRKİYE

Çalışmalarınız olumlu.Başarılar dilerim.Selamlar
 Gönderen: Kasım Kurt
Tarih:
13 Haziran 2010 Pazar
Şehir:
ĞAZİANTEP
Ülke:
TÜRKİYE

arkadaşım türbeyi ziyaret etmiş anlattı,etkilendim.sanal alemde araştırdım,baktım.çok etkilendim.NUR İÇİNDE YATSIN İNŞALLAH.
 Gönderen: Rasim KARACA
Tarih:
03 Haziran 2010 Perşembe
Şehir:
SİVAS-ŞARKIŞLA
Ülke:
TÜRKİYE

site güzel herzaman takip ediyorum emegi gecenlere teşekkür ederim
 Gönderen: metehan uncu
Tarih:
02 Haziran 2010 Çarşamba
Şehir:

Ülke:


paşababa, ne zaman geleceksin seni ve anneanne' mi çok özledim.
 Gönderen: ZEYNEL KOÇAK
Tarih:
27 Mayıs 2010 Perşembe
Şehir:
İSTANBUL
Ülke:
TÜRKİYE

sitenin yapımında emeği geçen herkese çok teşekkürler gerçekten çok kaliteli ve dolu dolu bir site olmuş...
 Gönderen: ADMİN Seyit koç
Tarih:
23 Nisan 2010 Cuma
Şehir:

Ülke:


ismet ABİ bilgi ve duygu dolu mesajın için teşekkür ederim allah ömrünü uzun etsin birde resmini gönderirsen menmun olurum saygılar seyit koç
 Gönderen: ismet tambaş
Tarih:
22 Nisan 2010 Perşembe
Şehir:

Ülke:


aşık doğ, asıl adı ismet tambaş olan aşık doğ 1938 yılında kayserinin pınarbaşı na bağlı malak köyünde doğdu çocukluk ve gençlik devresi şarkışla ilçesine bağlı mengensofular köyünde geçti 1963 yılında şarkışla ilçesine göçtü. şarkışla da 10 yıl esnaflık yaptı bu on yıl içerisinde sazı sözü ve sevenleri ile birlikte olup çaldı çağırdı. 1973 yılında pirinden desdur alıp almanya ya işçi olarak gitti almanya nın köln kentinde 27 yıl kaldı almanya da geçen 27 yıl içerisinde gurbetçilerin dugusu dşncesi ve dili oldu tarafsızlığını ısrarla sürdürerek ozanlığını yaşadı ve yaşattı.bundan dolayı bütün tarafların saygı ve saygsını kazandı. sazı kendine has uslubuyla çalar şiirleri sosyal felsefi atışma içeriklidir. aşığının bir şiirini size suunmaktan kıvanç duyuyorum sevdiğim gözlerin benziyor gam pınarına akar akar hiç durmadan sevdiğim her yana baksan çok güzel bakan iyi kötü hiç sormadan sevdiğim sen bakınca göz oluyor gözlerde izin vardır her vardığım yerlerde sahipsin dünyaya bizim bu yurda kırılsanda hiç kırılmazsın sevdiğim güneşsin havasın yağmursun karsın tabiatın her dalında sen varsın dikenlerden yılmaz gülü toplarsın sevdalısın yorulmazsın sevdğim sallanarak nerden geliyon nerden gelin sevindirir giden del eden küskün müsün kırıldın mı ya neden DOĞ AŞIĞINA sarılmazsın sevdiğim insanı sev insanı sevmeyen kuruyup kalır allah için vardır özeldir insan kendine benzetmiş yüce yaradan bütün varlıklardan güzeldir insan dünyanın tadir hakkın mekanı insanı bilmeyen bilmez kur-an'ı yaya bilir mi hiç? davar çobanı isterse her şeyi düzeltir insan insan üzerine kurulmuş temel insanda ilim var insanda cemal insanlığa örnek mustafa kemal türküdür şiirdir gazeldir insan DOĞ AŞIĞIYIM sazda sohbette insanda gül açar hak muhabbette mevlana da yunus de hem Muhammed de insan sevgisi var ezeldir insan 05379742364
 Gönderen: fahrettin öztoprak
Tarih:
21 Mart 2010 Pazar
Şehir:
İstanbul
Ülke:
Türkiye

Dün, 20 Mart 2010'da, saat 22'30'da MPL TV'de Satranç Tahtası programında Suat Gün'ün konuğu idim. Şeyh Bedrettin üzerine konuştuk. Önemli konulara değindik. Aynı program yarın, 22 Mart 2010'da, saat 13'30'da aynı kanalda tekrar verilecek. Duyurulur. Emşerilerimin, Türkmenlerin, bilhassa köylülerimin izlemesini isterim. hepinize çok çok selamlar.
 Gönderen: beşir aybar
Tarih:
24 Şubat 2010 Çarşamba
Şehir:
kayseri
Ülke:
tr

ben beşir aybar çokgüzel
 Gönderen: Mehmet TAMER
Tarih:
10 Şubat 2010 Çarşamba
Şehir:
Aldingen
Ülke:
ALMANYA

Hastalanan köylülerime ALLAH tan acil sifalar dilerim. saygilarimla.
12345678910...
Ziyaretçi defterine mesaj yazmak için aşağıdaki formu doldurunuz.
Ad, Soyad *  
E-Posta
Şehir
Ülke
Mesajınız *
Türk olmak

ISTE TURK OLMAK BUDUR

Türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, 
en dertli gününde bile her ufunetin
bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.

Türk olmak, Osmanlı'nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın
 borçla yaşayan evladı gibi.
Kosova'da ve Bosna'da, Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem
 kaç asır geçmişte kalan
meselelerin hesabını vermektir.

Türk olmak Kıbrıs'ta, Hocalı da, Anadolu'da ve Balkanlar'da 
soykırıma uğrayıp, yapmadığın
soykırımla suçlanmaktır. Türk olmak faşist olmaktır,vatanına, 
yurduna, tarihine sahip
çıktığınca. Türk olmak demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, 
yurduna, tarihine sahip
çıkmadığında.

Türk olmak lisanının Avrupa'da yasaklanmasıdır ve yine 
Türk olmak kendini anlatamamaktır.

Avrupa'da hor görülmek Türk olmaktır, ataların bir sürü asır önce
 Viyana'yı kuşattığı için ve
hoş görülmemektir, sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana'yı 
yakmadığın için.

Türk olmak Selanik'te Pontus Anıtı'nın, Viyana'da çiğnenen yeniçeri 
minberinin ve Malta'da
papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.

Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir. Üç kıtadan dönüp, bir küçük
 yarımadada misafir
muamelesi görmektir. Sayısız imparatorluk kurmak 
Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız
imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.

Arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı 
yurtta, yazının
bulunduğu, paranın icat edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran 
bu yurtta, kalkınmak
için yabancı sermaye beklemektir.

Türk olmak; Troya dan bu yana, Sümer'den bu yana serpilerek gelse 
de,tarihten eski bu
topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine 
rağmen, bir haftalık hafıza
ile yaşamaktır.

Doğu Roma'yı da Batı Roma'yı da yıkıp, yeni 
Roma olan AB'ye girmeye çalışmaktır Türk olmak.
Türk olmak, Mostar da köprüdür, Kerkük'te kaledir,İstanbul'da 
Kızkulesi'dir, Anadolu'da
buğdaydır, Çukurova'da pamuktur, Ege'de tütün, Karadeniz'de fındık, 
Trakya'da ayçiçeğidir.

Türk olmak Çanakkale'de ölmektir. Çanakkale'de ölmeden önce 
düşmana su vermektir, onun
yaralısını sırtında kendi hastanene taşımaktır.

Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlından helallik almaktır. 
Sabahları odana rahmet dolsun
diye, camı açmaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil,evsizleri 
düşünmektir. Balkon köşesine
kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı,yazın su koymaktır. Yağmura rahmet, 
kara bereket diye
bakmaktır.

Türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip,
tahtadan kılıç ve ipten
üzengi ile, paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına
 rağmen, yedi düvele meydan
okumaktır.

Türk olmak askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de 
dönmeyeceğini bilerek. Türk olmak,
annenin ardından "bir oğlum daha olsun, 
onu da göndereceğim" demesidir. Babanın gözyaşlarını
tutarak, tabutuna son kez dokunurken "vatan sağ olsun" demesidir.

Türk olmak "Türk çayında radyasyon olmaz" yalanları ile, "
gusül abdesti alana aids bulaşmaz"
dolanları ile yaşamaktır. Her hükümetin enkaz devraldığı, 
ama asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.

Türk olmak, ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında 
gelen şekerden fazla olanı garsona
geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. 
Göz hakkına, diş
kirasına saygıdır Türk olmak. Evindeki bir kap aşın yarısını tanrı 
misafirine vermektir. Kendi
yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak.

Türk olmak, milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık'a, 
Belgin Doruk'a aşık olmaktır. Türk olmak,
aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir,öldürmektir. 
Sevdiceğinin elini bir tez tutamadan,
toprağa girmektir.

En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. 
Eşkıyaya türkü yakmaktır,Türk olmak. Milletine
sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, 
Türk olmak.Türk olmak Yunus'u bilmektir, Aşık Veysel'i
sevmektir. Mevlana'yı, HacıBektaş-ı Veli'yi ve 
Hoca Yesevî -tek bir satırını okumasa da-
yüreğinde taşımaktır.

Türk olmak, saz çaldığında, ney üflendiğinde, 
kös dövüldüğünde ve kaval çaldığında, yüreğinin
derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü'nde...

Hayatın sana verdiklerine "nasip", vermediklerine "kısmet" 
demektir. Her işin "hayırlısına"
inanmaktır ve "feleğe" küfretmektir ve ağlamamak için çok 
gülmekten çekinmektir.

Türk olmak, Asya'da batılı, Avrupa'da doğulu diye tepki 
görmektir. Irk sözünü bilmeden yaşamak,
yaradılanı Yaradandan ötürü sevmektir.

Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip 
üzerindeki ölü toprağını
atabilmektir. Türk olmak, mahalle maçı için aynı saatte, 
on kişi buluşamazken, milyon kişinin
bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, 
milyon kişinin kavga etmeden gösteri
yapabilmesidir.

Türk olmak, buhran zamanında Arjantin'de de mağazalar 
yağmalanırken, daha ağır buhranda
sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.

Türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan 
okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir
şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.

Zor iştir Türk olmak. Türk olmak Anadolu'da her düşen yağmur 
damlasına hamdetmek, her çıkan
başak için şükretmektir. Türk olmak, medeniyetler mezarlığı 
Anadolu'da dik durabilmektir

NE MUTLU TURKUM DIYENE

 
Haberler
”Her gün bassalar karşılığı yok”

Hakimle park kavgası pahalıya patladı!

Yıldızınız bugün ne söylüyor?

"Arınç'ı Leman ve Penguen'e havale ediyorum"

"BDP'liler sağduyulu hareket etti"

Çek tahsili İstanbul'da!

Ağustos'ta 31 bin öğretmen atanacak

MHP'den de "Evetçi" çıktı

Tokat'ta çatışma

Korku filmi gibi!

Çöp konteynırından kadın bacağı çıktı!

Belediye personeline Kürtçe sertifika

Hatay Dörtyol'da yangın

BDP konvoyu durduruldu

Göç sırası değişse, Laz sorunu mu olacaktı?

Gişeler para basıyor

Twitter'da büyük sorun

Sambanın ateşi yakıyor! GALERİ

Hız limitlerinin arttırılmasına itiraz

Gyan'dan şok sözler!

 
İsabet sayacı
Toplam Ziyaretçi: 120182
 
Online sayaç
Online Ziyaretçi: 2
 
Duyurular

BİZİMKÖYÜN DEDİKLERİ



NORÜYONUZ:


ÜSMEKES... Muhakkak
BILDIR... Geçen sene
HORANTA aile halkı-
GADA. Kardeş
GAZİYE GASMER EDERİM. Herkese reklam ederim -
DİBELİK: Sonuna kadar
ALAYMAN... Bostan beklemek için yapılan küçük yapı
ÇİRLİ.Et kayısı üzüm soğan ile yapılan düğün yemeği
ÜRELUĞUN... Dün değil evvelki gün
MALAMAT EDERİM... Rezil ederim
HUYLANMAK: Huzursuz olmak
DANGAZ... Salak geri zekalı
URUMA BABAYI GETİREN Elebaşı
TEBDİLİ ŞAŞMAK: Büyük şaşkınlığa uğramak
ZEHMERİ... Kış
TAVATIR... mükemmel
ŞİKİRSİZ... Çirkin
MACCA ETTİN... Sinir ettin
APGIN... Gübre
ALAF... Alev
PİNNİK... Kümes
GADAN ALIYIM... sanagelecek bela bana gelsin
YUMUŞ BUYURMAK... iş buyurmak
GİLİK... bayramlarda yapılan delikli ekmek
MUDARA... İdareten duran
ESSAHTAN... gerçekten
LOOO... erkeğe seslenmek
GIII.. kadına seslenmek
NORÜYON= ne yapıyorsun
DUSSUZ= yersiz konuşan
ÇAMDI-tavan
TEMEK-damdaki pencere
İPDİ-önce
ÇIKLA-aynısı..........
ELLAHAMKİ. sanıyorum...
GÜCÜK AYI şubat
BİRSOHUM birlokma
BOĞUN bugün
BÖRTLEMEK haşlamak
BAYAHTAN azönce
BUNCAĞAZ azıcık
BUYMAK üşümek
ÇALHAMA ayran
HASIT çekemeyen
GISMIH cimri
GOŞAM avuçdolusu
PIRTI elbiselik
PUHARE baca
SÜRGUÇ elbezi
ŞÖRÜK salya
HAPAHAP birdenbire
MÜZÜMSÜZ. gereksiz
OKUNTU. davetiye
SINDI. makas
UĞRUN. gizli
VELESBİRT. bisiklet
YAĞLIK. mendil
MARİM. bilindiği gibi değil
ENTERE. kadın giysisi
GUBAŞMAK Yardımlaşmak
VEREP Yokuş


 

BİZİMKÖYÜN YEDİKLERİ



AFİYETOLSUN:


DÜĞÜRAŞI
MAHARLAMA
UFAKMANTI
ERİŞTE
BULAMA
HAMBAL
TARHANA
GAYMAKGUMAĞI
GOYULTMA
AYRANNAŞ
TELEME
ARABAŞI
BULGURAŞI
MADIMAK
SÜTLÜAŞ
HASİDE
GUŞBAŞI
HİNGEL
CÜCÜKAŞI
GOLTUK
GAYGANA
OMAÇ
SARIIBURMA
BİŞİ
ÇİRLİ
SUVANNAMA
GUYMAH
MEYVALIAŞ
DUTMAÇ
BORANI...
UĞUT
GENDİME
GÜLDOLMASI
KOMBE
YAĞLAMA
MUMBAR
HERLE
D.HERLE
CİLBİRTİ
EKMEKAŞI

 

 
 
Kurlar
Dolar1,50321,5105
Euro1,96441,9739
 

    Admin Giriş Sitemap